Keçiboynuzu (Harnup)

Keçiboynuzu (Harnup)

Yaklaşık 8 - 10 metre yüksekliğinde ve sürekli yeşil kalan bir ağaç olan keçiboynuzu bitkisi, siyah boynuz şeklinde meyvelere sahiptir. Oldukça besleyici ve farklı tadıyla özel bir besin olan keçiboynuzu, harnup olarak da bilinir. Keçiboynuzu (harnup) ağacı ilk 15 yıl hiç meyve vermeyen bir ağaçtır. Yetişkin bir ağaç 1000 kiloya kadar meyve verebilmektedir.

Goji Berry Faydaları
Hamilelik Sırasında Diyet Yapılır Mı?
Kavurma En Güzel Nasıl Yapılır?

Yaklaşık 8 – 10 metre yüksekliğinde ve sürekli yeşil kalan bir ağaç olan keçiboynuzu bitkisi, siyah boynuz şeklinde meyvelere sahiptir. Oldukça besleyici ve farklı tadıyla özel bir besin olan keçiboynuzu, harnup olarak da bilinir. Keçiboynuzu (harnup) ağacı ilk 15 yıl hiç meyve vermeyen bir ağaçtır. Yetişkin bir ağaç 1000 kiloya kadar meyve verebilmektedir.

Tahmini olarak 5000 yıldan bu tarafa bilinmekte olan keçibynuzunun (harnup) ismi; İngilizce “carob” ise de, genelde “St.Johns Bread” olarak bilinir. Almanca’sı da “johannisbrot” dur. Her iki lisanda da “Yahya Peygamberin Ekmeği” anlamına gelir. Yahya Peygamber’in çölde ekmek yerine tükettiği bir meyvedir.

Keçiboynuzu, özellikle Akdeniz ülkelerinde ve Doğu Akdeniz’de yetiştirilen sıra dışı enerji dolu bir bitkidir. Taze tüketildiğinde çok tatlı bir tadı vardır. Keçiboynuzunun içerisinde şeker tadı veren bir sıvı vardır.

Beyaz şeker üretiminin başlamasına kadar şeker yerine veya yapılan tatlılarda ağırlıklı olarak keçiboynuzu (harnup) kullanılırdı. Günümüzdeki beyaz şeker üretimi ile bu kültür ve sağlıklı beslenme yapısı yok olmuştur.

Keçiboynuzu muhtevasındaki besin değerleri açısından çok önemli bir besindir. Karbonhidrat, yağ, sodyum açısından çok zengindir. A – B – E ve C vitamini açısından bol miktarda tüketilebilir. Ayrıca bunların yanında selenyum, potasyum, magnezyum açısından pek çok sağlıklı element taşır. Bu nedenle keçiboynuzunun tüketimi mutlaka arttırılmalıdır.

Keçiboynuzu’nun Sağlığımız İçin Faydaları

Keçiboynuzu farklı şekillerde ve genelde kış aylarında tüketilmektedir. Bunun sebebi özellikle kış aylarında artan astım atakları ve bronşit hastalıklarına iyi geldiğine dair oluşan düşüncedir. Keçiboynuzu aynı zamanda gribal enfeksiyonlara ve üşütmeden kaynaklanan hastalıklara karşı da etkili bir besin kaynağıdır. Özellikle önemli bir antioksidan olması çok geniş bir yelpazede metabolizmaya hastalıklarla mücadelede yardımcı olur.

Keçiboynuzunun en önemli özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır. Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır. Bu etkin madde aynı zamanda bazı alerjik astım rahatsızlıklarında öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir.

Kortizon tedavisinden başka çare bulamayan, alerjik nefes darlığı çeken ve yılın belli mevsimlerinde öksürük krizlerinin ne denli şiddetli olduğunu anlatan birçok insanın, Keçiboynuzunu kullanmaya başladıktan sonra hemen ertesi gün rahatlamaya başladıkları gözlemlenmektedir.

Guatr rahatsızlığından dolayı nefes darlığı çekenler de olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmişlerdir.

Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan sağlığı üzerinde çok yönlü özellikleri olan bir maddedir. Bu maddenin, bu özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir.

Keçiboynuzu

Sağlığımız için keçiboynuzunun faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Bu faydalarından bir kısmı şöyledir:

Keçiboynuzunun kolesterole iyi geldiği bilimsel olarak ispatlanmamıştır. Keçiboynuzunun içerdiği liflerin ve zengin gıda içeriğinin LDL seviyesini (kötü kolesterol) azaltıcı ve HDL kolesterol seviyesini sağlıklı seviyede tutucu özelliğinin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında yapılan bazı bilimsel çalışmalar sonucunda keçiboynuzunun hiper kolesterol için ayrıca tedavi amaçlı olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.

Keçiboynuzunda kolestrol bulunmaması ayrı bir avantajdır. Kaffein ve theobromine içermediği içinde tansiyon problemi olanların rahatlıkla kullanabilecekleri bir bitkidir. Fosfor ve kalsiyum bakımından zengindir. Bu nedenle osteoporoz rahatsızlığı olanlara kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasında çok iyi bir destekleyicidir.

Keçiboynuzu sindirim sistemine yardımcı olur. 2002 yılında yapılan bir araştırma sonucu keçiboynuzunun içerdiği beta-karoten maddesinin güçlü bir serbest radikal düşmanı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca içerdiği lifler sayesinde midenin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Midenin sağlıklı ve düzenli bir şekilde görevini yerine getirmeye yardımcı olduğu gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır. Bunun dışında antioksidan özelliği sayesinde bağırsak enfeksiyonlarından koruyucu özelliği vardır. Dolaylı olarak bağırsakların kansere yakalanma riskini azaltır.

Genel anlamda sindirim sistemi dostu olan keçiboynuzu, aynı zamanda sindirim sistemi ile ilgili bazı sorunları gidermede etkilidir. Bunlardan başlıcası ishaldir. İshale karşı keçiboynuzunun anlık etki gösterdiğini belirten uzmanlar, ishal şikâyeti olanların keçiboynuzunu tüketmelerini önermektedir. İshal tedavisi için yetişkin ve çocuk ayrımı yapılmamıştır.

Çok nadir özelliklerden bir tanesini taşıyan keçiboynuzu, hasarlı hücrelerin onarılmasında da etkili rol oynar. Hasarlı hücrelerin onarılarak tekrar görevlerini yerine getirme özelliklerini kazanmaları bünye açısından çok önemlidir. Keçiboynuzu, sürekli ölen hücreler yüzünden zayıf düşen savunma sistemine hasarlı hücreleri iyileştirerek katkıda bulunur. Ve hastalık esnasında tedavi özelliği sağlarken hastalık öncesinde vücudun hastalıkla mücadele gücünü arttırır.

Keçiboynuzunun antioksidan özelliği, ona doğal bir antibiyotik özelliği katmaktadır. Kış aylarında çok sık görülen ve bulaşıcı olma özelliği olan grip hastalığına karşı etkilidir. Grip hastalığına neden olan virüsleri ortadan kaldırırken vücudu grip ve benzeri hastalıklara karşı korur.

Çok önemli bir antioksidan olan keçiboynuzu kalp damar hastalıklarından korunmak için bulunmaz bir şifa kaynağıdır. Kanı temizleme özelliğinden dolayı damarların sıkışmasına engel olur ve kalp hastalıklarına neden olabilecek unsurları ortadan kaldırır. Keçiboynuzunun bu özelliği birçok bakımdan genel anlamda bünye için önemlidir.

İçerdiği liflerin yardımıyla genel anlamda sindirim sistemini koruyucu özelliği vardır. Lif içeren bütün besinler mide için faydalıdır ve midenin güçlenmesini sağlar. Keçiboynuzunun midedeki asit seviyesini dengeleyici özelliği vardır. Bunun yanında şişkinlikleri giderir ve şişkinlik hissini ortadan kaldırır.

Keçiboynuzunun diğer bir özelliği de kemik erimesi gibi ciddi hastalıklara karşı etkili olmasıdır. Keçiboynuzunun bu tür hastalıkları tedavi ettiği söylenemez ama içerdiği yüksek derecedeki kalsiyum sayesinde çocuklar başta olmak üzere yetişkinlerde de kemik sağlığı için önemlidir. Çocukların sağlıklı bir iskelete sahip olmalarını sağlarken yetişkinlerin kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

Çocuklarda zekâ geliştirici özelliği vardır. Antioksidan etkisi ve hücreleri yenileme özelliği keçiboynuzunu sinir sistemleri içinde vazgeçilmez bir besin kaynağı kılmaktadır. Beyin hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur. Tüketimi sinir sistemlerine etki ettiği için çağın hastalığı strese karşı direnci arttırır.

Keçiboynuzu ve çekirdekleri öğütülerek sütle ve balla sütlü kahve pişirir gibi pişirilerek veya pekmez yapılarak tüketilebilir. Ayrıca gıda maddelerinde E410 ile gösterilen kıvam artırıcı katkı maddesi olarak kullanılabilir.

Kısaca:

  • Kalsiyum bakımından çok zengindir. (sütün 3 katı)
  • İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir.
  • Balgam söktürür, göğsü yumuşatır, bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir. (Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçiboynuzu pekmezi tavsiye edilir.)
  • Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir. Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. Mideye kuvvet verir.
  • Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.
  • Yüksek doğal şekerler, zengin mineraller (özellikle çinko) ve vitaminler (A, B, B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.
  • Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır.
  • Kanın zehirli maddelerini temizler.
  • Akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
  • Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler.
  • İnsan vücudundaki radyasyonu dışarı atar.
  • Bin derde deva olarak bilinen keçiboynuzunun, ağrı kesici, antiseptik, bağışıklık güçlendirici özelliği bulunuyor.
  • Doğal bir dopingdir.

COMMENTS

WORDPRESS: 0