Ömer Kavur

Ömer Kavur

Ömer Kavur, master eğitimini yarıda bırakarak 1971 yılında yurda dönüşünde Ankara, İzmir ile Atatürk ve Boğaziçi Köprüleri ile ilgili bir belgeseller çekti.

6. Boğaziçi Film Festivali 26 Ekim’de başlıyor!
George Clooney’nin Hollywood’a Yükselişi
Genç Yönetmenler Çocuk Haklarına Dikkat Çekti

Ömer Kavur, asıl adı Celal Ömer Kavur, 18 Haziran 1944 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Girit göçmeni babası İbrahim Şadi Kavur Dışişleri bakanlığında görevliydi. Annesinin adı Sina Abbase’dir. İlkokulu İstanbul Kızıltoprak’ta bitirdi. Ortaokul ve lise yıllarında Fenerbahçe Basketbol genç takımında oynadı. Ortaokulu Robert Kolej’de, liseyi Kabataş Erkek Lisesi’nde okuduktan sonra üniversite eğitimi için Paris’e gitti. Fransa’da sinema okulu İD – HEC’i bitirdi. Conservatoire Libre du Cinéma Français’de sinema eğitimi, Sorbonne Haute École du Journalisme’de gazetecilik okudu.

Teknik-pratik sinema eğitimini Sorbonne Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği sinema tarihi yüksek lisansıyla bütünleyen Ömer Kavur, bu dönemde çektiği kısa filmlerle ilgi çekti ve çeşitli ödüller kazandı.

Fransa’da kaldığı yıllarında yönetmen Alain-Robbe Grillet’ye “Grillet’in L’Homme qui ment / Yalan Söyleyen Adam” (1968) ve Brayn Forbes’in Chaillot Delisi filmlerinde yönetmen asistanlığı yaptı. Ömer Kavur, master eğitimini yarıda bırakarak 1971 yılında yurda dönüşünde Ankara, İzmir ile Atatürk ve Boğaziçi Köprüleri ile ilgili bir belgeseller çekti.

Ömer Kavur

Ömer Kavur

1974 yılında bir teklifle Refik Halit Karay’ın aynı adlı eserinden uyarlanan “Yatık Emine” filmini Necla Nazır’la çekti. İkinci filmi;1979’da çektiği Yusuf ile Kenan; dönemin standart “toplumcu – gerçekçi” filmlerine alternatif oluşturan bir eserdi. Ömer Kavur’un toplumun itilmişleri arasından çekip çıkardığı iki çocuğun hikâyesini yalın ve etkili bir sinema diliyle anlattığı bu eser Milano Film Fuarı’ndan büyük ödülle döner. 32 yıl sonra, 2011 yılında 1979 ve 1980 jürilerinin yaşayan üyeleri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Yavuz Özkan’ın yönettiği “Demiryol” ve Ömer Kavur’un yönettiği “Yusuf ile Kenan” filmleri 1979 yılının “En iyi film” ödülünü paylaştılar. Füruzan’ın bir öyküsünden uyarlanan “Ah Güzel İstanbul” (1981) dokunaklı bir aşk hikâyesinde, toplumun dışladığı, kaçakçılık yapan uzun yol şoförü Kamil’in ve genelevde çalışan Cevahir’in yaşadığı çaresizliği resmeder. Film, Ömer Kavur için zayıf olarak görülse de 18. Antalya Film Festivali’nde en iyi ikinci film -o yıl birincilik ödülü yoktur- SİYAD için ise yılın en iyi filmidir.

1987’de ise Ömer Kavur’un yönettiği, senaryosunu yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği “Anayurt Oteli” sinema otoriteleri tarafından Türk Sinema Tarihi’nin ilk 10 eserinden biri seçildi. Ömer Kavur’un ilk başyapıtı olan bu eser Venedik Film Festivali’nde ses getirdi.

Ömer Kavur, Sanatçı Hümeyra ile 1980 li yılların başlarında evlilik yapmış, 2.5 yıl evli kalmışlardır. Ömer Kavur 12 Mayıs 2005 tarihinde 60 yaşında Lenf kanseri hastalığından Teşvikiye’deki evinde vefat etti.

COMMENTS

WORDPRESS: 0