Sorgu Odasında Yapay Zeka ve IBM

Sorgu Odasında Yapay Zeka ve IBM

Dünyanın ileri gelen bilişim teknolojisi firması IBM, son olarak algoritmaların verdiği kararların nasıl ve neden verildiğini anında analiz edebilecek bir yazılım sistemi geliştirdi.

Robotlara 218.5 Milyar Dolar Harcanacak
Geleceğin Anahtarı ‘Bulut Teknolojileri’
Siber Tehditler İşletmeleri Yeni Önlemler Almaya Zorlayacak

Google’ın fotoğraf algoritmasının Afrika kökenli Amerikalıları “goril” olarak tanımlaması gibi örnekler, yakın gelecekte hayatın her alanında kullanılma ihtimali bulunan bu algoritmaların ne kadar önyargılı olduğunu tartışmaya açmıştı.

Fairness 360 (Adalet 360) adı verilen araç, yapay zekanın önyargılara sahip olup olmadığının belirtilerini tarayarak gerekli düzenlemeler konusunda önerilerde bulunacak.
IBM’in Bilişsel Çözümler Birimi Başkan Yardımcısı David Kenny, “Yapay zeka kullanan ve hatalı bir kararın yaratacağı risklerle karşı karşıya olan şirketlere şeffaflık ve kontrol sağlıyoruz” diyor.

Yapay Zeka ve IBM

Teknoloji devleri ve diğer şirketler tarafından kullanılan algoritmaların karar verme sürecinde her zaman adil olmadığına dair endişeler son dönemde artıyor.

Bu algoritmalar artık emniyet, sigorta veya internet içerikleri gibi pek çok alanda kullanıldığı için olası bir önyargının geniş etkileri olabilir.

IBM‘in bulut temelli yazılımı açık kaynaklı ve algoritma geliştirmek için yaygın olarak kullanılan platformlarla uyumlu olacak.

Tüketiciler bir arayüz üzerinden algoritmaların nasıl karar verdiğini ve kararı verirken hangi faktörleri değerlendirdiğini görebilecek.

Google’ın aracı hatalı mı?

Google geçen hafta duyurduğu bir araçla kullanıcıların makine öğrenimi modellerinin nasıl çalıştığını görmesine olanak sağlamıştı.

Fakat Google‘ın geliştirdiği araç gerçek zamanlı değil. Bu araç verileri zaman içinde değerlendirerek genel bir tablo sunuyor.

Yapay Zeka

Yapay Zeka ve Google

Microsoft ve Facebook da benzer önyargı tespit araçlar geliştirdiklerini açıklamışlardı.

Problemin bir kısmı, algoritmaların öğrenmesi için sunulan verilerin yeterli çeşitliliğe sahip olmamasından kaynaklanıyor.

Google, 2015 yılında fotoğraf algoritmasının Afrika kökenli Amerikalıları “goril” olarak tanımlamasının ardından, “dehşete kapıldıklarını ve içten bir şekilde özür dilediklerini” söylemişti.

2017’de de Liberty adlı insan hakları örgütü İngiltere’de polislerin, suça karışanların cezaevinde tutulup tutulmayacağına dair artan bir oranda algoritma kullanmaya başladığını, bu algoritmanın da sadece insanların yaşı, cinsiyeti ve adresini temel aldığı konusunda bir uyarı yayınlamıştı.

Kay Firt-Butterfield, “Bir hukukçu olarak, algoritmaların yanlış kararlarını ortaya çıkarma yöntemleri hakkında yapılan tartışmaları gerçekten ilgi çekici buluyorum. Önyargıdan bahsederken ilk endişelendiğimiz konu bu algoritmaları yaratanların çoğunun genç beyaz insanlar, genelde de erkekler olması. Bu yüzden Batı’da endüstriyi daha çeşitli hale getirmemiz gerekiyor.” dedi.

COMMENTS

WORDPRESS: 0