Türkiye’nin Beyaz Sarayı

Türkiye’nin Beyaz Sarayı

Meşhur Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (BEYAZ SARAY)

Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (Beyaz Sarayı) ile günümüzde külliye kavramına değişik anlamlar yüklenmiş oldu. Eskiden cami ve camiyi çevreleyen yapılar için kullanılan külliye kavramı günümüzde kompleks yapılar için kullanılıyor. Buna son olarak Ankara Beştepe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni örnek gösterebiliriz.

MEŞHUR Adıyaman Yemekleri
Şale Köşkü
“Kırmızı Periler Diyarı” Narman Peribacaları

Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (Beyaz Sarayı) ile günümüzde külliye kavramına değişik anlamlar yüklenmiş oldu. Eskiden cami ve camiyi çevreleyen yapılar için kullanılan külliye kavramı günümüzde kompleks yapılar için kullanılıyor. Buna son olarak Ankara Beştepe’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni örnek gösterebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı yönetim merkezi olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde (Beyaz Sarayı) yönetim binasının yanı sıra cami, kütüphane ve diğer birçok işlevi olan yapılar mevcut.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi İnşaat Hâli

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin Mimarı Şefik Birkiye, binanın projelendirilmesinde kullanılan mimari sitilin Selçuklu, Osmanlı ve Türk mimarisinin bir sentezi olduğunu belirterek, Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin dünyanın en büyük başkanlık yönetim konutlarından birisi olduğunu belirtti.

Yaklaşık 750 dekar arazi üzerinde, Ankara’nın Beştepe Semti’nde 2012 yılında yapımına başlanan Külliye’nin genel inşası 2015 yılına kadar sürdü. Maliye Bakanlığı Külliye inşası için 1 trilyon 370 milyon TL ayrıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin 6 adet giriş kapısı olup, 1150 odası, 185 metre uzunluğunda koridorları mevcuttur. İçerisinde bulunduğu arazinin 65 dekarlık bölümünde peyzaj çalışmaları yapılmış ve yaklaşık 80 bin adet muhtelif ağaç dikilmiştir.

Nükleer ve biyolojik saldırılara karşı her türlü tedbirin alındığı Külliye’de güvenlik en üst düzeyde olup 24 saat kamera sistemleriyle takip edilmekte ve herhangi bir sorun olduğunda anında müdahale edilmektedir. Dinlemelere karşı korunaklı olan Külliye’de retina ve parmak izi okuma sistemleriyle Türkiye’nin en iyi korunan binası konumundadır.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (Beyaz Sarayı) içerisinde aynı anda 3 bin kişinin ibadet edebileceği 4 minareli Beştepe Millet Camii ismiyle bir de ibadethane mevcuttur.

Beştepe Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (Beyaz Saray)

Araştırmacı Yazar Murat Bardakçı; “Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin arazisine devâsâ bir kütüphane ile bir de kültür merkezi inşa ediliyor. Türkiye’nin en büyük kütüphanesi kimliğini taşıyacak olan ve yirmi dört saat boyunca açık kalması plânlanan mekânda beş milyon civarında kitap bulunacak ve araştırmacılar binada yeralacak çok sayıdaki çalışma mekânında ihtiyaç duydukları kaynakların yanısıra dünyanın önde gelen diğer kütüphanelerine de dijital bağlantılarla ulaşabilecekler…

Projesini Türkiye’den ziyade Avrupa’da ve Amerika’da faaliyet gösteren Vizzion Mimarlık Şirketi’nin kurucusu mimar Şefik Birkiye‘nin yaptığı, inşaatını da Rönesans Holding‘in üstlendiği ve önümüzdeki sene faaliyete geçecek olan Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi hem öğrencilere hizmet verecek, hem de sahip olacağı beş milyon kitap ile araştırmacıların kaynak ihtiyacını karşılayacak.”

Bardakçı, Avrupa başkentlerinde yaşadığı kütüphane deneyimlerinden örnekleyerek, yeni inşa edilen “prestij okuma salonu”na dair izlenimlerini paylaştı: “Uzun seneler boyunca Türkiye’nin yanısıra diğer memleketlerdeki kütüphanelerde de çalışmış bir kişi olarak samimiyetle ifade edeyim: Yabancı, özellikle de Avrupa başkentlerindeki kütüphaneleri görüp hemen tamamı kubbeli olan o mekânlardaki ilim havasını teneffüs ederken, benzer binaların bizde mevcut olmadığını hatırlayıp hayıflanırdım…”

Bardakçı, Şefik Birike’nin tam da Mimarlar Odası tarafından eleştirildiği için “üstad” bir mimar sayılabileceğini söyledi: “Hiç teşerrüf etmediğim Şefik Birkiye’nin eserlerini beğenip zevk almamın sebebi, yaptığı binaların zevk ürünü olmalarının yanısıra Mimarlar Odası’nın ona olan bu muhalefetidir; zira gerçeğin yolu malûm Oda’nın söylediği herşeyin tam tersinden geçmektedir ve onların “fena” dedikleri herşey “mükemmel”, “kötü mimar” olarak gösterdikleri kişiler de Mimar Sinan’a lâyık birer “üstad” demektir.”

Newer Post
Older Post

COMMENTS

WORDPRESS: 0